17 Şubat

2014

Son günlerde ülkemizde vergi levhalı medyum haberlerinin yaygınlaşması üzerine konunun hukuki açıdan özellikle de vergi hukuku açısından incelenmesini gerekli kılmıştır. Bu çerçevede sorulması gereken ilk soru şudur. Kimler gelir vergisi mükellefidir?

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde “Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.” hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede gelir vergisinin mükellefi olmak için gerçek kişi olmak ve gelir elde etmek yeterlidir. Gelirin kaynağı belirleyici bir unsur değildir.

Aynı yasanın gelirin unsurlarını belirleyen 2. maddesinde de  Ticarî kazançlar, Ziraî kazançlar, Ücretler, Serbest meslek kazançları, Gayrimenkul sermaye iratları,. Menkul sermaye iratları,  Diğer kazanç ve iratlar gelirin  unsurları olarak zikredilmiştir. 

Vergi mükellefi olabilmek için kanuni ehliyet şart değildir. (VUK m.9/1) Vergi ehliyetinde olduğu gibi, vergiyi doğuran olaylar bakımından da geniş bir esas kabul edilmiştir. Buna göre vergiyi doğuran olayın kanunlar ile yasaklanmış olması kişilerin mükellef olmasına engel değildir. (VUK 9/2) Örneğin bir kişi uyuşturucu ticareti yaparak bundan gelir vergisine konu olan bir kazanç ya da irat elde etmişse gelir vergisi mükellefi olur. Yine yazımızın konusunu oluşturan medyumların faaliyetleri kapsamında elde ettikleri gelir de Gelir Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanunu açısından kabul edilebilir bir gelirdir. (1)

Medyumların vergi mükellefi olmaları ve bu çerçevede vergi levhası sahibi olmaları medyumluk mesleğini yasal hale getirmez. Medyumlar vergi levhası sahibi olabilirler. Vergi İdaresi vergi mükellefi olduğunu beyan eden, gelir elde ettiğini ifade eden kişileri geri çevirme imkanına sahip değildir.

Medyumluğun ülkemizde yasak olmasının temeli ise Cumhuriyet’in ilk yıllarına dayanıyor. 1925 yılında yasalaşan 677 sayılı yasa kapsamında   “Alelümum tarikatlerle şehlik, dervişlik, müritlik, dedelik, seyitlik, çelebilik, babalık, emirlik, nakiplik, halifelik, falcılık, büyücülük, üfürükçülük ve gayıptan haber vermek ve murada kavuşturmak maksadiyle nüshacılık gibi unvan ve sıfatların istimaliyle bu unvan ve sıfatlara ait hizmet ifa ve kisve iktisası memnudur. ” hükmü yer aldığından medyumluk bu çerçevede yasaklanmış bir faaliyettir.

Sonuç olarak medyumlar yasal olarak yasak bir yapmalarına rağmen gelir elde etmelerinden dolayı gelir vergisi mükellefidirler.

Av. Gökhan TOZOĞLU – Şubat -2014

(1) ÖNER, Erdoğan, Vergi Hukuku ve Türk Vergi Sistemi, Seçkin Yayınları, Ankara, 2012